Cengiz,
Sessiz kaldım diye köşeme çekildiğimi sanma. Ancak bakabildim.
Emperyalizmin tanımını biliyorum; iktisat okudum, ilgi alanımdı. Parti seminerleri ve Felsefe’nin Temel İlkeleri’nin ötesinde bilgim var.
Savaşların nedenleri konusunda uzunca bir monografi yazmıştım seçmeli Tarih Dersi’nde. Yani bu konuyu geçelim.
Ben emperyalizm yoktur demiyorum, Osmanlı’nın yıkılışının emperyalizm ile açıklanmayacağını söylüyorum. Bu iki ifade arasındaki farkı sanırım sen bile görebilirsin. Kaldı ki, bunu bir sürü ciddi tarihçi de söylüyor.
Osmanlı İmparatorluğu’nun kendisini yıkan diğer güçler gibi bir imparatorluk olduğunu dahi göremeyip, yanlış yönden gelince, haliyle yolunu bulamıyorsun ve Türkiye’yi de yanlış değerlendiriyorsun.
“Ne ABD, ne AB” lafı, yeryüzünü çok iyi bilen ama Türkiye’yi yeryüzünden bi- haber bırakmak isteyen birilerinin ürettiği bir lafdır. Hedef düşük dozlu demokrasi ya da komuta demokrasisinin sürmesidir.
A be iki gözüm. “Ne ABD, ne AB” yoluna girerse Türkiye, sen taktığın silikonları nereden ithal edeceksin, kullandığın cihazları nereden getirteceksin? İran’dan falan herhalde.
Türkiye’nin en ileri çağdaşlaşma projesi Cumhuriyet ise, ki öyle, o Cumhuriyet’in kurucuları yüzlerini, işlerini bitirdikten hemen sonra, birkaç yıl öncesine kadar savaştıkları Batı’ya dönmüşlerdi.
O yüzden Medeni Kanun İsviçre’den, Ceza Kanunu İtalya’dan alındı; Afganistan’dan, İran’dan değil.
O yüzden Cumhuriyet Baloları’nda valsler yapıldı; kaşıklı karşılama oynanmadı, horon tepilmedi.
O yüzden, yeni Cumhuriyet’i kuranların en yakınları Avrupa başkentlerine Büyükelçi olarak atandı.
O yüzden Latin alfabesine geçildi.
O yüzden Kastamonu konuşmasında Atatürk “Efendiler... Bu serpuşun adı şapkadır” dedi.
O yüzden Türkiye yeryüzünün Şapka Devrimi yapmış tek ülkesidir.
Cengiz: Cumhuriyet’in en önemli unsuru Batıcılık’dır. Sen, ya da meydanlarda olan ya da olmayan senin gibiler, paralanıncaya kadar “Ne ABD, ne AB” diye bağırsanız bile, bu ülkenin rotası değişmez.
Çünkü: Türkiye bu ülkelerin pazarı ve bu ülkeler Türkiye’nin pazarıdır.
Çünkü: Güçlü ordu istiyorsan askeri teknoloji bu ülkelerdedir.
Çünkü: Adam yetiştirmek istiyorsan, bu ülkelerin eğitim sistemleri ileridir.
Çünkü: Kurulan ilişkiler son 83 yılın değil, imparatorluktan imparatorluğa kurulan 500 yılın ilişkileridir ve o kadar kolayına yıkılamaz.
Çünkü: Alternatif yoktur. Ne Çin, ne Rusya Türkiye’nin ittifak anlamına biraraya geleceği ülkeler değildir.
Ermeni tehciri konusuna gelince. Senin gördüğü doğru ile benim gördüğüm doğru farklı.
Ben hiçbir zaman, “Bu olaylar olmamalıydı” demedim. O zamanki şartların Ermeni tehcirini gerektiriyor olabileceğini, çünkü vatanın tehlikede olduğunu hep düşündüm. Benim öfkelendiğim, senin çok şık bir şekilde sorumluluğu Kürtler’e atman gibi bir ‘reddiyeci’ tavrın benimsenmesinedir.
Çukurca’daki küçücük bir caminin içinde, bir gecede soğuktan ölen 32 bebek ve çocuğun kefenlenmiş bedenlerini gördüğümden beri, savaş – sonuç ilişkisi kafamı hep kurcaladı. Hekim olmadığım için ‘ex olmuşlar’ deyip geçemediğim o manzara ve güneş doğarken, o (Kürt) çocukların kepçe ile açılmış bir mezara konmaları aklımdan hiç çıkmaz.
1915 yılında da benzer şeyler yaşanmış anlaşılan. Hem bölgedeki müslümanların, hem Ermeniler’in başlarına gelmiş bu olaylar.
Amerikalı subayların, Irak’daki sivil ölümlerini “colateral damage” diye nitelemelerine öfkelendiğini tahmin ederim. O yüzden biraz tutarlı ol ve “Ölmüşler işte” deyip geçme.
Ben diyemiyorum.
Temuçin
21 Mayıs 2007 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder